1 Eylül 2010 Çarşamba
__ÇİZGİ__
iki şey arasındaki sınır çizgisinin belirgin olmadığı bu zamanda belki de gerçeği aramak büyük hata. gerçek dediğin yalan, dolan, kandırmaca. ve bu yüzden zaman kaybı yaşamandır hatalı olduğun nokta da. mesela; nefret ettiğine dikkat et! aşıksındır belki de ona... yemininden kendin bile emin değilsen kimsenin sana inanmaması kimin suçu? emin olduğun yeminlere bile inanmayanlar çıkacak. bu da emin olmadığın yeminlerinin sana yapışan etiketi, kötü sonucu. işte gerçek bu! bunlar tarih değil bilim değil, kanıtlayamaz hiçbir belge ya da tahlil. bu yüzden bu belli belirsiz çizginin sağına soluna kayacak adımların. tıpkı sarhoş gibi yürüyeceksin, hayat sarhoşu... kafana kitap koymak ya da ağzında bir kaşıkla yumurta taşımak işe yaramaz dengede kalman için. ama yeri gelecek çizginin keskinleştiği yerlerde de ip cambazı gibi tek ayak üstünde dalga geçeceksin hayatla. tecrübelerin taşıyacak seni bir sonraki adıma. ama sen kulak ver bu lafıma; o keskin görünürlülüğün sonu var. tecrüben bir yere kadar işe yarar. sonra mı? tek çare yenisini edinmektir. yani bir tecrübenin sonu gelir ama tecrübe edinmenin sonu gelmez asla. ve belki de tecrübeliyim dediğin bir konuda, tam da sahip olduğun tecrübenin aksine, edineceksin yeni bir tecrübe. peki gerçek hangisiydi? ilki mi ikincisi mi? işte bir diğer gerçek te şu ki; tecrübe yok! defalarca şaşırabilirsin, yanılabilirsin bu hayatta. çünkü herşey insanlar için ve insalar tarafından... sadece yaşa. düşün-taşın, ölç-tart, ek-biç ve yap. günün birinde pişman olmayacağını düşündüğün ne varsa gerçekleştir. yoksa yapmadığın için pişman olabilirsin... işte bu da bir gerçek!!!... gerçek senin duyguların değil bilinçaltına attıkların. tecrübeliyim, insan sarrafıyım demek boşuna. insanlar boyasız ama şeffaf olmayan maskeler takarlar, ayna karşısında çok çalıştıklarından mıdır bilinmez ama kendilerini bile inandıran yalanlar söylerler gözünün içine baka baka... ve gerçek; yaptığından, yapmadığından belki de yapamadığından arta kalan pişmanlıklar... işte gerçek bunlar, bu muhteşem üçleme... dünyanın gerçeğine gelecek olursak; gerçek senin ne düşündüğün değil karşında ne bulduğun. senin içinde olup bitenler değil senin içinde olup bittiklerin... koştun, yürüdün, düştün ve şimdi çizginin sonuna geldin...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder